Anasayfam Yap
Favorilere Ekle
serbest piyasa
www.insaattrendy.com - Copyright © 2007-2009 - Sitenin Her Türlü Telif ve Yayın Hakkı İnşaat Trendy Dergisine Aittir. e-mail: info@insaattrendy.com - haber@insaattrendy.com
Müslüm Gülel: Küresel ekonomi krizi ve muhtemel sonuçları, Muslum Gulel, Yrd. Doç. Dr. Mahmut Kargün, Ticaret küresel ekonomi krizKüresel ekonomi krizi ve
muhtemel sonuçları
Kale düşecek mi, düşerse ne olur? Şimdilik hayır. Çünkü kalenin düşmesi demek dünya ekonomisinin dünya siyasetinin ve toplumsal düzenlerin yeniden yazılması anlamı taşır ki bunu hiçbir idare göze alamaz. Savaş ekonomisi ile yaşayan ve dünyayı yöneten ABD bile...
      Kürenin merkezinde Amerika Birleşik Devletleri; yani Kapitalizm ve "Demokrasi"nin Kalesi.
      Peki; Kalenin surları neden çöküyor? Kale düşecek mi, düşerse ne olur? Kale düşmezse Dünya ekonomisi düzelecek mi? Klasik kapitalizm kuramları bu kriz sonrası geçerliliğini koruyacak mı?
      Bireylerin görüşüm krizin aşılacağının kesin olduğu yönünde (Bu nedenle kale şimdilik düşmez), ancak yaratacağı hasarı şimdiden kesin rakamlarla ön görmek, krizin boyutunun henüz tam olarak bilinmediği bir aşamada elbette mümkün değil.
      Krizin aşılmasında kullanılacak yöntem ise çok daha ilgimi çekiyor aslında. Kapitalist Ekonominin özenle ve şiddetle savunduğu "serbest piyasa ve rekabet, özelleştirme, devlet olgusunun küçültülmesi ve devlet etkisinin azaltılması" gibi vazgeçilmez ilkeleri ve enstrümanları bunu krizle beraber çökme noktasına gelmiş, çözüm olarak karşıt ekonomi görüşü (merkezi ekonomi) yani devlet müdahaleli ekonomi kurtarıcı olmuştur. Buna en büyük kanıt son bir ay içinde ABD'de ve AB'nin birçok ülkesinde bankaların ve sigorta şirketlerinin belli oranlarda devletleştirilmesidir. Bu noktada elbette hangi ekonominin başat olduğumu tartışmayı üniversite dersliklerinde bıraktık. Ancak, kapitalizmin "bırakın yapsınlar, bırakınız etsinler" ilkesi; "bıraktık yaptılar, bıraktık batırdılar" sonucunu doğurmuştur. Hem de ne batış, ekonominin E'sinden bile bihaber olan halkların ve insanların sofrasından götürerek.

Olan oldu, peki bu krizin muhtemel sonuçları ne olur?
      Önce açıklanan çözüm yöntemleri tartışalım. Batık şirketlere aktarılacak paralar, halkın ve daha da önemlisi parası bankalarda olanların güvenini tam olarak karşılayacak mı? Bu konuda iyimser olmak isterim ama bu destekler; satın alan-üreten-işleyen-satan ve risk alarak borçlanan toplum kesimlerine "tarım, ticaret ve sanayi"ye ulaşmazsa, finans ve sigorta şirketleri ile toplumun satın alan - üreten - işleyen ve satan kesimleri arasındaki ilişkiyi sıcak ve işler hale getirmeye yetmezse -ki bu zor görünüyor- verilen destekler de havaya uçar ve sonuç daha derin hasar olur. Ancak güven ortamının sağlanması ile krizin aşılması mümkündür ki bu da finans ve sigorta şirketleri ile bu şirketlerde birikmiş sermayeyi borçlanarak kullanma yolu ile büyüten toplum kesimlerinin ilişkilerinin acilen ısıtılmasından ve işlerlik kazanması anlamı taşır.

Ticaret Temeli Güvendir, Güven Olmayan Yerde Risk Alınmaz ve Ticaret Ortamı Yaratılmaz.
      Diğer taraftan sermayesi finans kuruluşlarında (banka ve sigorta şirketlerinde) olan sermayedarların, sermayelerinin değer kazandığına olan inançlarının kırılmamasıdır. Bu inanç kırıldığı takdirde banka-sigorta ve finans sistemi çökecek ve sermayedarlar finans kuruluşlarının önünde kuyruklar oluşturacak isyan edeceklerdir. Çünkü genel kanı paralarını kurtaramayacakları yönünde olacaktır. Bunun nedeni şudur; hiçbir banka kendisine verilen parayı kasasında tutmaz, sermayedarlar bankalara verdikleri paraları bir faiz karşılığı bankaya emanet eder. Banka ise vermeyi taahhüt ettiği bu faizi, parasını emanet aldığı kişi ya da kuruma zamanında geri verebilmek için parayı daha yüksek faizle ihtiyacı olana satar. Eğer banka yüksek faizle sattığı parayı zamanında geri alamazsa zincir kırılır. Biz toplum olarak, batık ve usulsüz krediler vb. nedeni ile paralarını bankalardan alamayan ve bankaların batmasına neden olanlara çok şahit olduk.
      Aslında şu soruyu mu sormak gerekir? Dünya ticareti kağıtla (hisse senetleri, bono, poliçe, sözleşme, vs.) yapılıyor. Bu kağıtlar malın ve hizmetin değerini temsil eder. Soru şu; Kağıt, malın değerinden daha yüksek lanse edilirse, el değiştiren sermayenin (kağıt) sahibi malın değerinin elindeki kağıt kadar olmadığını anladığında sonuç ne olur? Cevap: güvensizlik olur ve işlem tersine döner. Tersine dönen işlem; kağıda malın değerinden çok daha fazlasını veren son sermayedar elindeki kağıdı en iyi ihtimalle malın gerçek değerine satabilir. Aradaki fark son sermayedarın zarar hanesine yazılır. Üstelik bu zararın somut (maddesel) bir karşılığı yoktur, yani havaya uçmuştur. Kalanı siz okuyucularımız borsa, döviz kurları, altın vb. değerinin inip çıkmasını da göz önüne alarak yorumlayınız.
      Ekonomistler ve ekonomi kuruluşlarının yetkilileri krizin 2009 yılında derinleşerek büyüyeceğini ve 2010 yılında piyasaların durulacağını söylüyorlardı. Son bir aylık dönemde bu beyanatlar çıkarılacak desteklerden dolayı yumuşadı. Bir güven ortamı yaratılmak isteniyor. Bu güven ortamı yaratılsa bile geçici olacaktır. Bu nedenle kapitalist ekonominin ilkeleri ve yöntemler geliştirilerek ekonomi şekillendirilmeli. Bu yapılırken dünya ekonomisinin hassas bir organizma haline geldiği kırılgan ve bağışıklık sisteminin zayıf olduğu da dikkate alınmalı.

Sonuç olarak; yukarıdaki soruların cevapları özet olarak aşağıda verilmiştir.

Kalenin surları neden çöküyor?

      Dünya ticaretinin hareket ve transfer vagonları olan kağıtların malın değerinden daha yüksek hale gelmesi, son sermayedarların kar etmek amacı ile malı değerinden daha yüksek fiyata satmak için alıcıların finans kuruluşlarına dayanması ve geri ödemelerin tıkanması. Buna bağlı olarak gerçek olmayan ticari değerlerinin olması gerekenden çok daha fazla yükselmesi döngüsü içinde sermaye dolaşımı zincirinin kırılması.

Kale düşecek mi, düşerse ne olur?
      Şimdilik hayır. Çünkü kalenin düşmesi demek dünya ekonomisinin, dünya siyasetinin ve toplumsal düzenlerin yeniden yazılması anlamı taşır ki bunu hiçbir idare göze alamaz. Savaş ekonomisi ile yaşayan ve dünyayı yöneten ABD bile.

Kale düşmezse Dünya ekonomisi düzelecek mi?
      Yakın zamanda hayır. Bu hasarın tamiri güven ortamının ne kadar hızlı inşa edileceği ile ilgilidir. Güven ortamının oluşması için iyimser bir tahminle en yakın tarih 2009 desek, ticaretinin eski değerine olmasa bile eski hızına dönüşü için en iyi ihtimalle iki yıl daha gerekir, yani 2011.

Klasik Kapitalizm kuramları bu kriz sonrası geçerliliğini koruyacak mı?
      Kısmen, ancak çok ciddi revizyonlar göreceğini şimdiden görmek mümkün. Buna bağlı olarak hem ulusal bazda hem de uluslar arası bazda devlet merkezli ve/veya devletler merkezli denetim ve takip kuruluşlarının inşa edilmesi gerekliliği açıktır.

Saygılarımızla...
Müslüm Gülel: Küresel ekonomi krizi ve muhtemel sonuçları, Muslum Gulel, Yrd. Doç. Dr. Mahmut Kargün, Ticaret küresel ekonomi kriz
- Geri -