Belediye başkanlarına Türkiye 28.03.2009
Dünya’nın değişik coğrafyalarında değişik tarihlerinde bir yerlere bir şeyler yazanlar çizenler
eser oluşturmaya çalışanlar bir şeyler üretmeye çalışanlar her zaman bulundukları ortamın kendilerine yansıttığı psikolojilerle çalışırlar ve üretirler.
Ortaya çıkardıkları o eserlerde üretimi yapanın iç dünyasını görme şansınız vardır. Mesela grafik tasarımcı, mimar, inşaat mühendisi,işini şansa
bırakmamakla birlikte eserlerinde tamamen kendilerini yansıtırlar.Geçmişte Türkiye de yapılan güzel bir eser varsa hemen akla o veya onlar gelir.
Hım dersiniz eğer eserin sahibini bilmiyorsanız o yapmıştır dersiniz.Veya ikinci olanında gelme olasılığı vardır tabi ama o isimleri aklınızdan geçirmeden
edemezsiniz.Hangi olaya hangi esere bakarsanız bakın o olaylar ve eserler kesinlikle bir şeyler düşündürür ve bizlere bir şeyler yansıtırlar. Olayı
çok farklı örneklerle süslemek
mümkün tabi ki ama fazla örneklere
girmeden asıl anlatmak
istediğime dönmek istiyorum.
Şu an 2009 yılının Nisan
ayına girerken fazla ileri gitmeden
Mart yerel seçimlerine
değinmek istiyorum. Dergimiz
elinize ulaştığı vakit artık tüm
şehirlerin ve ilçelerin belediye
başkanları seçilmiş yavaş yavaş
yeni başkanlar koltuklarına
oturmuş olacaklar. Çiçeği burnunda
başkanlar olacak, olaya
ısınmaya çalışacaklar eski
başkanlar ise önceden ne yapmış
iseler bir kere daha halkın
onayıyla yapacaklarına devam
edecekler. Bu noktada benim
aklıma gelen az önce bahsetmiş
olduğum sorular ve bu soruları
biraz daha sesli düşünüp sizlerle
paylaşmak.
Olaya öncelikle metropol
illerden başlamak istiyorum.
Bu gün yeni veya yenilenmiş
bir başkanla şehirlerimize bakarken
ilk akla gelen doğal olarak
İstanbul oluyor değil mi?
İstanbul tarihte çok farklı kültürlere
beşiklik etmiş en büyük şehrimiz.Kısaca Anadolu enlerinin
en büyük şehr-i İstanbul’u.
Yazıya başlarken dedim
ya ilk akla gelen kim ne (en)
diye? Başka şehirler alınmasınlar
ama benim aklıma gelen
İstanbul olduğu için oradan
başladım.
- Sizin aklınıza hangi şehir geliyor?
İstanbul da ki kısaca konumuzla
alakalı enleri hatırlamaya çalışalım.
Çağın açılıp kapandığı
bu şehir de mimari yapıtlardan
tutunda coğrafi güzelliğine kadar
Allah’ın gerçekten bu şehre
lütfettiğini açıkça görmekteyiz.
Çok fazla söze hacet bırakmadan
anlatmaya çalışalım ve birlikte
düşünelim.
Sultan Fatihle başlayıp Ayasofya
ile tarihe altın harflerle
yazılmış olan eserlerle devam
edelim. Kız kulesinden başlayıp,
Boğaza dalsak, tarihi bir
yolculuk yapıp Bizans’tan Kanuniye
geçsek yadırgamazsınız
sanırım. Ardından Sultanahmed
desek Topkapı Sarayı desek,
Çinili Köşk,Hidiv Kasr-ı,Aya
İrini Müzesi,Yere Batan Sarnıcı,
İbrahim Paşa Sarayı,Dolmabahçe,
Çırağan Sarayı,Rumeli
Hisarı,Beyler Beyi Sarayı,Florya,
Taksim,Bedestenler,Çeşmeler,
Çemberlitaş, Beyazıt Meydanı,
Galata,Yedikule,Yıldız
Sarayı,Fatih Cami,Süleymaniye,
Eyüp,Enderun Mektebi vs
… vs. daha ismini sayamadığım
bir sürü yapıt ve bir sürü
mekan var İstanbul da. Kim
yaptı bunları?Kim koydu bu
taşları üst üste? İşte burası enlerden
bahsederken söz konusu
olan şehr-i İstanbul.
Elbette diğer şehirlerden de
bahsetmek mümkün mesela
Ankara,İzmir,Bursa,Konya,-
Erzurum nasıl da hemen aklımızdan
geçiyor bu güzelim
şehirler.Ama burada en den
bahsettiğimiz için en İstanbul.
Sayın Belediye başkanlarına
konu açılmışken sıcağı sıcağına
olayın hararetiyle birkaç kelam
edelim. Onlar isimlerini tarihe
böyle nakşettiler.Tarihe isim
yazdırıp yazdırmamak bizim
elimizde.Her kim olursa olsun,
hangi partiden olursa olsun
hiç fark etmez.Birileri unutsa
da tarih asla unutmayacak ve
affetmeyecek.Yüzyıl sonra İstanbul
Büyükşehir Belediye
Başkanı xxxxxx yyyyyy diye
söz edecekler. İsim ve eser tarihe
altın yaldızlarla yazılacak
veya yazılmayıp silinip gidecek.
Dolayısıyla tüm yeni belediye
başkanlarına hayırlı olsun
derken şehirlerimiz de taş taş
üstüne koymaya, 500 yıl sonra
konuşulacak , yâd edilecek
eserler bırakmaya tüm başkanları
davet ediyorum.
İSTANBUL SANA SÖYLÜYORUM TÜM TÜRKİYE SEN İŞİT!




