

Türk inşaat sektöründe 2004 yılından itibaren yaşanan yüksek büyüme ortamının 2007 yılı itibariyle hız kestiğini; 2008 ve 2009 yıllarında ise başta çimento olmak üzere birçok inşaat malzemesine olan talebin giderek küçülmeye başladığını belirten TÇMB Başkanı Adnan İğnebekçili, geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisinin ilk 9 aylık dönemde %8,4 küçüldüğünü, yılsonu itibariyle de küçülmenin %6 seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi.
İğnebekçili, “2009 yılında büyüme hızında gerileme görülen sektörlerin başında %19,5 ile inşaat sektörü geliyor. Yılın ilk çeyreğinde yaklaşık %2 oranında büyüyen çimento sektörü, global krizin etkilerinin yoğun olarak hissedildiği ikinci çeyrekten itibaren yavaşlama dönemine girdi. Yılsonu itibariyle çimento iç tüketiminin geçen seneki 42,5 milyon ton seviyesine yaklaşması beklenmektedir. Ancak bu durum, coğrafi bölgeler itibariyle değişiklik gösteriyor. Marmara ve Ege bölgelerinde %15’in üzerinde bir pazar daralması yaşanırken, Doğu ve Güneydoğu Doğu Anadolu bölgelerinde ise tam tersine benzer oranlarda büyümenin yaşandığını görüyoruz” diye konuştu.
Artan kapasitelere bağlı yoğun rekabet ortamının yurt içi ve kısmen de yurt dışı çimento fiyatlarının düşmesine neden olduğunu kaydeden İğnebekçili, yıllık bazda %20 oranında düşüş yaşandığına dikkat çekti.
İhraç pazarlarındaki ‘olağanüstü’ başarı yılı kurtardı!
2009 yılında çimento ihracatında sağlanan ‘olağanüstü’ başarı neticesinde sektörün ülke genelinde üretim kaybına uğramadığını vurgulayan TÇMB Başkanı Adnan İğnebekçili şöyle konuştu: “TÜİK verilerine göre, çimento ihracatındaki artış tüm çeyreklerde devam etmiş ve 2008 yılına oranla ihracatta %48 oranında büyüme sağlanmıştır. Özellikle Afrika pazarındaki ihracatın artması ve geleneksel pazarlar olan Irak ve Suriye’deki talebin büyümesi, çimento ihracat rakamını rekor seviyede artırarak 16,5 milyon ton seviyesine çıkarmıştır.”
Sektörün ana maliyet kalemini oluşturan yakıt ve elektrik enerji fiyatlarındaki dengesizliklerin kendilerini en fazla endişelendiren konuların başında yer aldığını belirten İğnebekçili, “Yakıt maliyetlerinin düşürülmesi yönünde yerli kömürler için TKİ ve ithal yakıtlar için Çevre ve Orman Bakanlığı nezdindeki girişimlerimiz ilk meyvelerini verdi ve kullanılan yakıtların fiyat, kükürt oranları ve ebatlarında önemli sayılacak iyileştirmeler sağlandı” dedi.
Hükümet tarafından oluşturulan yeni teşvik sisteminin ve Merkez Bankası politikasına paralel olarak konut kredi faizlerinin indirilmeye başlanmasının umut verici gelişmeler olduğunu vurgulayan İğnebekçili, çimento sektörü olarak 2010 yılında krizin etkilerinin yavaş da olsa atlatılacağına inandıklarını kaydetti. İğnebekçili, “Sektörümüzde 2010 yılını toparlanma, 2011 yılını ise yeniden büyüme dönemi olarak görmekteyiz. 2010 yılı için tahminimiz yurtiçi çimento talebinin % 2-4 arasında büyüyeceği yönündedir. Önümüzdeki yıllarda, gelişen konut sektörüne paralel altyapı yatırımlarına da önem verilmesi, ayrıca deprem riskinin yüksek olduğu metropollerden başlayarak, tüm büyük şehirlerimizde kentsel dönüşüm projelerine yoğunlaşılması halinde, hem inşaat hem de çimento sektörünün büyümesi daha sağlam temellere oturacaktır” şeklinde konuştu.
Fazla kapasite sorunu iç piyasaları etkilemeye devam edecek!
Son 5 yıl içinde yapılan yatırımlarla yurt içi klinker üretim kapasitesinin %56’lık bir artışla 40.3 milyon tondan 63 milyon ton seviyesine çıktığına dikkat çeken İğnebekçili sözlerine şöyle devam etti: “Bu artış miktarının hiçbir rasyonel iç talep büyümesi ve ihracat beklentisi ile izahı mümkün değildir. Ülkemiz genç nüfusu ve yüksek altyapı ve konut ihtiyacına rağmen böylesine hızlı bir büyümeyi sağlayacak yeterli finansman imkanına sahip bulunmamaktadır. Bu durumda, iç piyasalardaki durgunluğun kısa sürede ortadan kalmayacağını da dikkate alarak, sektörümüzün daha uzun yıllar fazla kapasite sorununu yaşayacağını kabul etmemiz gerekir. Bu nedenle de, sektör oyuncularının mümkün mertebede dış piyasalara ağırlık vererek üretim planlaması yapması ya da düşük kapasite ile çalışma realitesini kabul etmesi şarttır. Bu bakımdan 2009 yılında başlatılan ihracat hamlesinin 2010 yılında da sürdürülerek, toplam ihracatın (çimento ve klinker) mutlaka 20 milyon ton düzeyinde devam ettirilmesi gerekir.”
Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) hakkında
Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB), ülkenin kalkınma ve yapılandırılmasında en önemli malzemeyi üreten çimento sektörünün Sivil Toplum Kuruluşu biçiminde örgütlenmiş tek temsilcisidir.
1957 yılından günümüze Türk Çimento Sektörünün her alanda karşılaştığı sorunların çözümünü ana amaç edinen Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) faaliyetlerini idari, teknik ve eğitim alanlarında sürdürmektedir. Avrupa Çimento Birliği'nin (CEMBUREAU) üyesi olan TÇMB, Türk çimento sektörünün uluslararası ilişkilerini de yürütmektedir.
Bünyesindeki Ar-Ge Enstitüsü ile sektörün inceleme, analiz ve araştırma ihtiyacına yanıt veren TÇMB, sektörün ihtiyacı olan eğitim gereksinimlerini de titizlikle karşılamaktadır. Ayrıca çimento ve beton sektörleri ile ilgili ulusal ve uluslararası seminer, konferans ve sempozyumlar düzenleyerek, kamu kurum ve kuruluşları ile kamuoyunun "çimento ve ilgili ürünleri" konusunda bilgilendirilmelerini sağlamaktadır.
Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği tarafından bağımsız bir yapıyla kurularak TÜRKAK tarafından akredite edilen Kalite ve Çevre Kurulu ile Bağımsız Deney Laboratuarları, sektörün ürün ve çevre kalitesi denetimlerini yapmakta, ulusal ve uluslararası standartlara uygunluklarını kontrol etmektedir.

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği’nin (TÇMB) 20 Şubat 2010 Cumartesi günü yapılan seçimli genel kurul toplantısı sonrasında yapılan Yönetim Kurulu’nda başkanlık görevine yeniden seçilen Adnan İğnebekçili, Türk ekonomisi ve çimento sektörü için iyimser mesajlar verdi.
TÇMB üyelerine “Bizler, bu ülkenin taşını, toprağını işleyerek, ülke ekonomimiz ile birlikte büyüyor, geleceğin Türkiye’sini sağlam temeller üzerinde kuruyoruz” diye seslenen İğnebekçili, 2009 yılında çimento ihracatında sağlanan ‘olağanüstü’ başarı neticesinde sektörün ülke genelinde üretim kaybına uğramadığını söyledi.
İğnebekçili, “Özellikle Afrika pazarındaki ihracatın artması ve geleneksel pazarlar olan Irak ve Suriye’deki talebin büyümesi, çimento ihracat rakamını rekor seviyede artırarak 16,5 milyon ton seviyesine çıkardı” dedi.