Sektör yılı %10,8 gibi bir büyüme rakamıyla kapadı, bu rakam son yılların hemen hemen en iyi rakamı gözüküyor. Başbakanımızın Kanal İstanbul açıklaması, hele ki Van depreminden sonraki ülkemizde İstanbuldan başlayarak deprem dönüşüm projeleri yapılacağını açıklaması, sektöre yeni taze kan vermiştir.
Türkiye yurt içinden başlayarak geniş kapsamlı bir inşaat faaliyetine girecektir. 400 çeşit üretim kalemini bünyesinde barındıran sektörün hızlanması ülkeye ayrı bir ivme kazandıracaktır. 2011 bu anlayışta oldukca pozitif olarak kapanıyor. Ancak 2011 aralık ve 2012 yılı başı ilk üç ayda, sektör açısından bir yaprak dökümü olma ihtimali yüksektir. Doğru yerde, doğru proje geliştirmeyen, işinin mecnunu olmayan bazı arkadaşlarla ayrım yaşanabilir. Sektörün hızı yükseldikçe hata yapılma olasılığı da artmaktadır. Bu sebeple arada hıza ayak uyduramayan bazı firmalar ayıklanacaktır diye düşünüyorum. Ancak 2012 nisan ayıyla beraber, çıkacak olan mütekabiliyet yasasıyla beraber, sektör yeni bir ivme daha kazanacaktır. Son dokuz aya sığmasına rağmen, sektörün atağı 2012 yılını son 30 yılın en etkin yılı kılmaya yetecektir. Daha sonraki yılarda da çokça konuşulacak bir yıl olmasının %90 sebebi yabancı sermayenin bu yılda yeni rekorla kırması olacaktır. Yabancı sermayenin giriş hızının artmasıyla beraber de inşaat sektörü alıp başını gidecektir. Bu sebeple 2011 yılı sonunda ortaya çıkan nakdi sıkıntılarda yabancı sermayenin ülkemize girmesiyle ortadan kalkacaktır.
Ayrıca yabancılara konut satışınıda değerlendiren Serdar İnan sözlerine şu şekilde devam etti. Yabancıya satışın yapılması memleketimize sermaye girişini sağlayacağı için yıllardır benimsediğim ve röportajlarda hep olumlu cevaplar verdiğim bir olgu. Ancak; yabancıya 30 hektara kadar imarsız arazi satışına karşıyım. Hem malımızı satacağız hem de fiyatı düşük satacağız, bu bence yanlış. Şu an Türkiye'de dönümü 500.-TL olan arazilerimiz var; hem fiyatların azlığı hem de düşük bir bedel karşılığında çok geniş alanların alınma ihtimalinin ileride stratejik sorunlara yol açabileceğini tahmin ediyorum. İmarlı araziler ya da yapılmış binalardan daire ve/veya işyeri satışı, değerli mülkler olduğundan ülkemize ciddi sermaye girişi sağlayacaktır. Bu satışların yanı sıra; Bu satışların dışında, bir binada çok çeşitli ülkelerden alımların yapılması, içinde Türk vatandaşlarının da hissesinin olması; hem ülkeyi daha heterojen ve uluslararası konuma getirecek hem de yabancıların bir yere yoğunlaşmasını engelleyerek ileride bir takım stratejik sorunların çıkmasının da önüne geçilmesini sağlayacaktır. Bu manada yabancıya satışın faydaları ile ilgili iki başlığın altını çizmek lazım: Öncelikle, ciddi bir sermayenin yurtdışından ülkemize girmesinin yolu açılacak, ikinci olarak da ülkemiz daha uluslararası bir görünüm kazanacaktır. Ülkemizden işyeri ya da konut alan yabancılar her sene mecburen ülkemizi ziyaret edecek, burada işyeri açacak, evlenecek, para harcayacaklar. Bu işlemlerin neticesinde ülkemizin dışarıda ciddi bir seveni ve lobisi de olacağını unutmamamız lazım dedi.